Bayram Değil, Sadece Tatil
Bir gerçek var…
Artık bayram değil, sadece tatil yaşıyoruz.
Eskiden bayram sabahı ezanıyla uyanılırdı.
Şimdi telefon alarmıyla bile zor kalkılıyor.
Eskiden insanlar birbirine koşardı,
Şimdi birbirinden kaçıyor.
Kapılar çalınırdı…
Şimdi zil sesinden bile rahatsız olan bir toplum olduk.
Soruyorum size…
Ne zaman bu kadar yabancılaştık?
Bayram; kırgınlıkların gömüldüğü gündü.
Şimdi ise kırgınlıklar büyütülüyor, besleniyor, hatta gurur yapılıyor.
Kardeş kardeşe küskün…
Evlat anneye mesafeli…
Dost dostun cenazesine bile gitmeyecek kadar uzak.
Ama sosyal medyada herkes mutlu.
Herkes bayramlık…
Herkes sahte.
Bir fotoğraf, bir story, bir “iyi bayramlar” mesajı…
Hepsi bu kadar.
Peki ya samimiyet?
Peki ya yüz yüze sarılmak?
Peki ya “hakkını helal et” diyebilmek?
Yok.
Çünkü artık insanlar kalpten değil, ekrandan yaşıyor.
Eskiden büyüklerin eli öpülürdü.
Şimdi sadece emoji gönderiliyor.
Eskiden bayram sofrası kurulurdu.
Şimdi herkes kendi ekranında yalnız.
Ve en acısı…
Bazı koltuklar hep boş kalıyor artık.
Gidenler geri gelmiyor.
Ama biz hâlâ hayattayken birbirimizi ihmal ediyoruz.
Sonra ne oluyor biliyor musunuz?
Bir gün bir bayram sabahı…
O aramak istemediğin telefon artık hiç çalmıyor.
İşte o zaman anlıyorsun.
Ama çok geç oluyor.
Bu yüzden açık söylüyorum:
Eğer hâlâ küs olduğun biri varsa,
Bu bayram sen kaybediyorsun.
Çünkü bayram;
Gururun değil, insanlığın sınavıdır.
Ve çoğumuz…
Bu sınavdan kalıyoruz.
