Yasemin Çağlayan tarafından 23.04.2026 00:32 tarihinde yayınlandı.

Yarın 23 Nisan…

Normalde bu gece çocuklar heyecandan uyuyamazdı. Şiirler ezberlenir, bayraklar hazırlanır, küçük kalpler sabahı beklerdi. Çünkü yarın onların günüydü.

Ama bu gece bazı evlerde bayram yok…

Bazı odalarda sessizlik var.

Bazı yastıklarda gözyaşı var.

Bazı annelerin kucağı boş, bazı babaların omzu çökmüş halde.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan gelen haberler bir kez daha yüzümüze tokat gibi çarptı:

Bu ülkede çocuk olmak hâlâ güvende olmak anlamına gelmiyor.

Oysa okul; korkunun değil, umudun kapısı olmalıydı.

Ama biz o kapıları koruyamadık.

Sıraları koruyamadık.

Bahçeleri koruyamadık.

En acısı da çocukları koruyamadık.

Şimdi açık açık konuşalım:

Çocuklarını yaşatamayan bir düzen çürümüştür.

Okulda bile güven veremeyen sistem iflas etmiştir.

Masumları koruyamayan herkes sorumludur.

Bugün bazı sıralar boş…

Ama asıl boşluk sınıfta değil, vicdanlardadır.

Bir çantada yarına hazırlanmış bayrak kaldı.

Bir defterte okunamayan şiir kaldı.

Bir evde kapısı hiç açılmayacak çocuk odası kaldı.

Ve bu milletin alnında silinmeyecek bir utanç kaldı.

Yarın meydanlarda marş çalabilirsiniz…

Balon uçurabilirsiniz…

Kutlamalar yapabilirsiniz…

Ama gerçek değişmeyecek:

Bazı çocuklar bayram sabahına uyanamadı.

23 Nisan çocuklara armağan edilmiş bir gündür.

Fakat çocuklarını koruyamayan bir ülkenin kutladığı her bayram eksiktir.

Masumların toprağa verildiği yerde, süslenen meydanlar vicdanı temizlemez.

Bugün ağlamak yetmez.

Başsağlığı yetmez.

Kınama yetmez.

Hesap vermeyen her ihmal, yeni acılara davetiyedir.

Önlem almayan her anlayış, suç ortağıdır.

Sessiz kalan herkes, bu karanlığa güç verir.

Affedin bizi çocuklar…

Size güvenli sınıflar veremedik.

Size korkusuz yarınlar bırakamadık.

Sizi koruması gereken dünyada, sizi yalnız bıraktık.

Ve unutulmasın:

Bir ülkede çocuklar ölüyorsa, sadece çocuklar değil; insanlık da can çekişiyordur.

Benzer İçerikler

Velonga Haber Yazılımı ile hazırlanmıştır.