Bir Anne Bugün Güvenini Kaybetti
Dün gece aynı yatakta sarılarak uyuduğum çocuğumla,
bu sabah yine aynı sofrada kahvaltı ettik.
Saçlarını okşadım, çantasını düzelttim,
gözlerine bakıp “Kendine dikkat et” dedim.
Sonra onu, güvenli olduğunu düşündüğüm bir yere bıraktım.
Bir okula…
Bir öğretmenin emanetine…
Ben işime gittim.
O ise hayallerine.
Ama sonra bir haber düştü ekranlara.
Bu ülkede bir çocuğun eline silah verilmişti.
Bir çocuk, başka bir çocuğun hayatına kast etmişti.
Bir öğretmen artık yoktu.
Birçok çocuk ise yaralıydı.
İşte o an, içimde bir şey koptu.
Önce kendimi sorguladım.
Ben bir anne olarak çocuğuma ne veriyorum?
Sevgiyi, merhameti, sabrı gerçekten öğretebiliyor muyum?
Peki ya o çocuğun annesi?
O da sabah evladını okula gönderirken böyle bir sonu aklının ucundan geçirmiş miydi?
Yoksa biz çocuklarımızı büyütürken sadece hayatta kalmayı mı öğrettik,
insan olmayı öğretmeyi mi unuttuk?
Bu bir haber değil.
Bu bir çöküştür.
Bu bir ihmaldir.
Bu, çocuklarımızın göz göre göre korunamamasıdır.
Ve ben bugün bir karar aldım.
Çocuğumu, güvenliğinden emin olmadığım hiçbir yere emanet etmeyeceğim.
Varsın bir yıl geri kalsın.
Varsın defterindeki bilgiler eksik olsun.
Ama nefesi eksilmesin.
Ama kalbi yarım kalmasın.
Çünkü benim çocuğum bir istatistik değil.
Benim çocuğum benim dünyam.
Ve artık susmayacağım.
Hiçbir anne susmamalı.
Yazar Işılay Kızılgöz
